Kasvetli Ev ne anlatıyor? Sisle cilalanmış bir çürümenin anatomisi İtirafla açayım: Kasvetli Ev (Charles Dickens’ın Bleak House’u) bugün hâlâ okurla kavga eden bir roman—ve ben bu kavganın gerekli olduğuna inanıyorum. Çünkü “Kasvetli Ev ne anlatıyor?” sorusunun cevabı, yalnızca bir miras davasının peşinde sürünen karakterlerin hikâyesi değil; sisin, kurumun ve kâğıdın altına saklanmış bir toplumsal çürüme. Londra’nın üstüne çöken o meşhur sis, mahkeme salonlarında ve vicdanlarda aynı yoğunlukta dolaşır. Dickens, Chancery Mahkemesi’ni devasa bir öğütücü gibi kurar: içine insanlar, idealler ve hayatlar girer; dışarı bulanık, parçalanmış artıklardan başka bir şey çıkmaz. Peki ya roman, bu güçlü toplumsal eleştiriyi taşırken kendi anlatısında…
8 Yorum