İntihaname kimin? Osmanlı nasihat geleneğinin gölgesinde bir metnin izini sürmek Yine bir Muddet içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “İntihaname kimin”. Ankara’da sabahları erken kalkmayı hâlâ üniversite yıllarından kalma bir alışkanlık gibi sürdürüyorum. Ekonomi okumuş olmanın garip bir tarafı var; insan ister istemez her şeyi veri gibi görmeye başlıyor. Bir kahve fiyatı bile, geçen yıla göre ne kadar artmış diye zihnin bir köşesinde hesaplanıyor. Böyle bir zihinsel alışkanlıkla eski metinlere bakınca, sadece edebiyat değil, aynı zamanda bir “bilgi ekonomisi” görüyorsun. Özellikle de “İntihaname kimin?” gibi soruların etrafında dolaşırken. Bu metni ilk kez üniversitenin kütüphanesinde, sararmış bir fotokopi sayfasında görmüştüm. Başlığı bile…
Yorum Bırak